SUNAY BEY TARİHİ

16 Ekim 2009 20:00

İlkokul birinci sınıfta okuyan çocuk, okuldan çıkar çıkmaz çırak olarak çalıştığı dükkana gidiyor, yerleri siliyor, ustasına çay dolduruyor… Gece geç dönüyordu evine. Avluya çıkan bir kapı, şato kapısından farksızdı. Çocuk, ayak parmaklarının ucuna kalkıp mandala uzansa da dilini aşağıya çekecek güç cılız kollarında yoktu…. Yorgun çırak, kapının eşiğinde oturuyor ve sokaktan kendisine yardım edecek birinin geçmesini bekliyordu… Bana tarihte yalnızca bir güne gitme hakkı verilse hiç düşünmeden o çocuğun önünden geçmek isterdim. Beni görünce sevinecek ve şunları söyleyecektir. “ Abi ben terzi çırağıyım… Ustam işten geç bıraktı… Gücüm yetmiyor. Şu kapının mandalını açsana” Gülümserdim, saçlarını okşardım, diyeceğim ama mutlaka 5 numara traşı vardır! Açardım kapıyı… O da “Sağ ol abi” der ve yorgun bedeniyle avlunun karanlığında kaybolurdu gözden… Ben de derdim ki ardından: “ Sen sağ ol baba!... Hayatta bana açtığın tüm kapılar için sen sağ ol!”

16 Ekim Cuma
17 Ekim Cumartesi
saat:20:00

  • Tiyatro
  • Sinema
  • Seminer / Söyleşi
  • Sergi

Etkinlik Takvimi

ŞUBAT







Listemize Katılın!